Site Network: Home | Duyuru.info | bondcemil | About

Dünyanın en güçlü bilgisayarını yapan IBM, kendi rekorunu kırmak için yeni siparişe başladı bile. Sıradaki bilgisayarın hızını ve özelliklerini merak ediyor musunuz?

IBM'in RoadRunner adını verdiği yeni süper bilgisayarı, New Mexico'daki Los Alamos Ulusal Laboratuar'da geliştirilmeye başlandı. Bu bilgisayar, 1 petaflop işlem yapabiliyor. Bu değeri daha anlaşılabilir kılmak için 1.000 trilyon işlem de diyebiliriz. Tüm bu işlemler, sadece 1 saniyede gerçekleşiyor. RoadRunner, 16.000 tane AMD Opteron işlemci kullanarak bu işlemleri yapacak. Enerji Bakanlığı'nın maliyetini üstlendiği bu bilgisayar, 110 milyon dolara 3 yıl içerisinde üretilecek

Şu anda dünyanın en hızlı bilgisayarı, yine IBM tarafından yapılan BlueGene.

SDN

Son zamanlarda çocuk pornografisi vakaları sebebiyle bilirkişi olarak mahkemelere verdiğim raporların ve insanlara verdiğim tavsiyelerin sayısında büyük bir artış oldu. Heran herkes çocuk pornografisi sanığı olarak kendini mahkemede bulabilir çünkü. Niye mi? İşte bizzat yaşadığım bilirkişilik yaptığım olaylardan ortaya çıkan ihtimaller;

Son zamanlarda çocuk pornografisi vakaları sebebiyle bilirkişi olarak mahkemelere verdiğim raporların ve insanlara verdiğim tavsiyelerin sayısında büyük bir artış oldu.

Yargılamalar halen devam ediyor ama tutuklu sanıklardan bazıları tahliye edildi.

İşin içine daha çok girdikçe, çok kötü bir tabloyla karşılaşıyorum. Heran herkes çocuk pornografisi sanığı olarak kendini mahkemede bulabilir çünkü. Niye mi? İşte bizzat yaşadığım bilirkişilik yaptığım olaylardan ortaya çıkan ihtimaller:



Bilgisayarınızın ele geçirilerek zombi bilgisayar haline getirilmesi. Yani sizin kontrolünüz dışında birinin bilgisayarınızın kontrolünü ele geçirmesi. Böylece bir suç işlendiğinde IP adresinin takibinden siz bulunuyorsunuz.Daha gerisindeki durumu araştırmak her zaman mümkün olmadığından çocuk pornocusu damgası yiyebiliyorsunuz.


İnternette gezinirken pop-up şeklinde açılan ya da yönlendiren web sitelerine saniyelik de olsa giriş. Böyle bir durumda çocuk pornosu içeren bir siteye girerseniz saniyelerle ölçülen bir sürede kalsanız bile resimler temporary internet files klasörüne yerleşiyor.Yapılan aramada bu kalsörde bulunan bu resimler sebebiyle çocuk pornocusu damgası yiyebilirsiniz.


ICQ gibi anlık mesajlajma programlarında otomatik indirme seçeneği açıksa haberiniz olmadan bilgisayarınıza çocuk pornografisi içerikli resimler inebilir ve yine kendinizi sanık sandalyesinde bulabilirsiniz.


IP Spoofing mağduru olabilirsiniz. Yani internette gezinirken IP adresini değiştirebilen kişilerin IP'leri sizinki olabilir ve yine suçlu olarak damgalanabilirsiniz.


Alan adı satıyor ya da web tasarımı yapıyor olabilirsiniz.Alan adını hemen devretmezseniz o alan adına çocuk pornosu yükleyen kişinin yerine whois kayıtlarında siz göründüğünüz için sanık sandalyesşne oturtulursunuz.O yüzden web tasarımı işi biter bitmez alan adını devredin ya da en baştan bir sözleşme yaparak web sitesi tasarım ücretinizi sözleşmeyle garanti altına alın, whois kayıtlarında isminizi bulundurarak değil.


Şirket yöneticisiyseniz şirket e-postalarının SMTP sunucularının yapılandırılmasını IT sorumlunuzdan öğrenin ve open relay denilen konfigürasyona asla izin vermeyin. Open relay yapılandırmalı bir SMTP sunucu her türlü suçu işlemek için bulunmaz bir nimettir. Kimlik doğrulayan konfigürasyonlar kurmayı kesinlikle ihmal etmeyin.


Wireless bağlantı olan yerlerde wireless bağlantılara şifre koyun ve bu şifre çoğu yerde olduğu gibi 12345 şekilnde olmasın. Ağa sızan bir kişi her türlü suçu işleyebilir.


ADSL bağlantılarınıza uzun ve kırılması güç şifreler koymayı sakın ihmal etmeyin.Default değerlerde asla bırakmayın.
Bunun gibi tavsiyeler çoğaltılabilir ama ben belli başlı rastladıklarımı çok özet olarak yazmaya çalıştım.


Sonuç : Aman Dikkat

İnternet güvenlik duvarları kullanın (firewall), virüs programları kullanın, güncellemeleri yapın, dışarıdan bilmediğiniz tanımadığınız kişilerden e-posta ve dosya almayın, beleş-ücretsiz vs. gibi yazılar yazan web sitelerine asla girmeyin, sık sık internet history ve temporary internet files dosyalarınızı temizleyin,bir olaya maruz kaldığınızda kesinlikle bilgisayarınızla bir işlem yapmayın, açıksa açık bırakın kapalıysa kapalı bırakın ve harddiskin bir imaj kopyasını aldırın, böylece sahneyi dondurarak lehinize olabilecek delillerin kaybolmasını önleyebilirsiniz.

Herkese kazasız belasız internet seyahatleri diliyorum.


aynen alıntıdır.AV.ALİ OSMAN ÖZDİLEK

ABD'deki San Diego Federal Mahkemesi, Alcatel-Lucent ile Microsoft arasındaki MP3 ses formatının Windows'da kullanılmasını konu alan davada Microsoft aleyhine 1.5 milyar dolar tazminat ödeme kararı verdi.

Mahkemenin aldığı tazminat miktarı kararı, Mayıs 2003'ten itibaren satılan tüm PC'lerden kaynaklanan zarar göz önünde bulundurularak belirlendi. Microsoft aleyhine alınan kararın etkilerinin büyük olacağı ve MP3 ses formatını kullanan diğer şirketlerde endişeye sebep olduğu belirtiliyor. MP3 ses formatı teknolojisi Microsoft dışında Apple, Intel gibi dev teknoloji şirketlerinin de bulunduğu çok sayıdaki şirket tarafından da kullanılıyor.

Karara karşı tepkili olan Microsoft'un, kararın hukuk kuralları ile bağdaşmadığını belirttiği ve temyize gideceği bildiriliyor. Microsoft, MP3 formatının kullanım hakkını 16 milyon dolar karşılığında Lucent Bell Labs şirketi ile birlikte çalışan Fraunhofer firmasındansatın almıştı. Frauhofer şirketi daha sonra haklarını devretmişti.

Microsoft ve Alcatel-Lucent arasında devam eden davanın geçmişi 2003 yılındaki bir hukuk savaşına dayanıyor. O zamanki adı Lucent olan Alcatel-Lucent'in 2003 yılında Dell ve Gateaway'i kullandıkları ses teknolojisinden dolayı dava etmesi üzerine yazılım devi Microsoft dava edilen şirketlerin tarafında yer almıştı. Bu süreçte Alcatel-lucent ve Microsoft birbirlerine karşı davalar açmıştı. Geçen perşembe günü ABD mahkemesinde alınan karar, Alcatel-Lucent'in patent iddiaları ile ilgili iddialarının sadece bir bölümüne verilen cevap niteliği taşıyor.

Alcatel-Lucent, MP3 formatını kullanan diğer firmalara karşı dava açıp açmayacağı konsunda kesin bir görüş belirtmiyor. ABD dışındaki ülkelerde de yaygın bir şekilde kullanılan MP3 formatının ABD patent yasasının konusu olup olmayacağı konusunda da tartışma devam ediyor

Atatürk'e hakaretleri içeren bir video görüntüsünün Yunan bir kullanıcı tarafından YouTube'a yüklenmesiyle alevlenen Türk-Yunan sanal savaşı diğer sitelere sıçradı. Bir Türk hacker grubu 100'e yakın Yunan sitesine saldırdı.



Kendilerini "1923 Türk Grup" olarak adlandıran bir sanal korsan grubu, 100'e yakın Yunan sitesine saldırarak, YouTube'a konulan videoyu protesto etti. Sitenin ana sayfasına, Atatürk'ün Yeniçeri kıyafetiyle bir fotoğrafını ve dürbününde Yunan bayrağı olan bir keskin nişancı fotoğrafı koyan grup, ele geçirdikleri sitelerin ana sayfalarına da İngilizce olarak, "YouTube'da bir şey gördük ve dünyanın en büyük lideri olan Mustafa Kemal Atatürk'ü öğrenmeniz gerektiğine karar verdik. Her hata bir derstir ve derslerle hatalar asla bitmez. Asla unutma. Bir Türk dünyaya bedeldir" notunu düştü. Siteye ayrıca Türkçe olarak da "20 Temmuz 1974 ve 9 Eylül 1922 tarihinde yaşadıklarınızın kinini, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ten çıkarmak istemeniz pek aşikardir... Bu sizin kanınızda mevcuttur, bu nedenle sizin elinizden gelen de bu kadardır, ama unutmayın ki bu millet sizin kadar ş... değil, Türk milleti hiç bir devletin liderine ş... yapmaz. Bundan sonra Türk milletine yapacağınız her hangi bir saygısızlık sonucu 1923 Türk Grup olarak Azrailiniz olmaya devam edeceğiz. Atamıza yapmış olduğunuz bu saygısızlıktan dolayı sisteminize el konulmuştur" ifadeleri yazıldı.

Bir Hacker'in İtirafları

Onlar, İnternet adlı rüyanın kabusları. İste bir Hacker'ın kendi ağzından itirafları...

İTİRAFLAR ARDINDAKİ GERÇEK...
SORU: Yurtdışındaki firmaların verdikleri sertifikaları taşıyan e-ticaret sistemleri ya da online bankaların güvenliği konusunda ne diyeceksiniz?

Bu internet güvenliği hakkında bir yanılgıyı ortaya koymak açısından iyi bir soru. SSL Sertifikaları sadece gidip gelen verinin güvenliğini sağlayan çift yönlü şifrelemeyi sağlarlar. Bu şifreleme mantıkları; DES-CBC3-MD5 Çok Yüksek v2.0, v3.0 CBC modunda 3DES, MD5 hash, 168-bit oturum anahtarı, DES-CBC3-SHA Çok Yüksek v2.0, v3.0 CBC modunda 3DES, SHA hash, 168-bit oturum anahtarı, RC4-MD5 Yüksek v2.0, v3.0 RC4, MD5 hash, 128-bit anahtar, RC4-SHA Yüksek v3.0 RC4, SHA hash, 128-bit anahtar, RC2-CBC-MD5 Yüksek v2.0, v3.0 CBC modunda RC2, MD5 hash, 128-bit anahtar, DES-CBC-MD5 Orta v2.0, v3.0 CBC modunda DES, MD5 hash, 56-bit anahtar, DES-CBC-SHA Orta v2.0, v3.0 CBC modunda DES, SHA hash, 56-bit anahtar, EXP-DES-CBC-SHA Düşük v3.0 CBC modunda DES, SHA hash, 40-bit anahtar, EXP-RC4-MD5 Düşük v2.0, v3.0 Export seviyesi RC4, MD5 hash, 40-bit anahtar, EXP-RC2-CBC-MD5 Düşük v2.0, v3.0 Export seviyesi RC4, MD5 hash, 40-bit anahtar, EXP-RC2-CBC-MD5 Düşük v2.0, v3.0 CBC modunda export seviyesi RC2, MD5 hash, 40-bit anahtar, NULL-MD5 - v2.0, v3.0 Kriptolama yok, MD5 hash, sadece kimlik tanılama, NULL-SHA - v3.0 Kriptolama yok, SHA hash, sadece kimlik tanılama’dır. Bu firmalar ise (CA - Certificate Authority) sadece bu sertifikaları onaylarlar.

BASİT BİR PROĞRAM YAKALIYOR

Bildiğimiz gibi internette her siteye girdiğimizde bizim girdiğimiz bilgiler karşı bilgisayara giderken bir çok bilgisayar üzerinden geçtiği gibi, geri dönen bilgide bir çok bilgisayar üzerinden geçer. Eğer site SSL kullanmıyorsa basit bir "sniffer" programı ile bu veriler yakalanabilir.

SSL bu gidip gelen verinin gerçek zamanlı olarak şifrelenmesini sağlar. Bu sayede gidip-gelen veri yakalansa bile şifreli olduğundan dolayı güvenlidir.

Aslında SSL bu tip sistemlerde neredeyse en son dert etmememiz gereken şeylerden biridir. Ek olarak zaten şu an tüm e-ticaret sistemlerinde SSL var. Ama firmalar bunu müşterilere daha büyük bir şeymiş gibi gösterip ekstra güven sağlamak istiyorlar. Türkiye şartlarında hala 128 – 168 SSL şifreleme mantığı kullanmaktadır. Fakat Yurt dışında ise bu 1024 bit veri şifrelemeye kadar dayanmaktadır. Özetle SSL siteyi değil sadece gidip-gelen verileri üçüncü gözlerden korur. Oysa burada sorgulanması gereken husus sitenin sistem güvenliği olabilir ki buda apayrı bir konudur. 128bit SSL şifreleme mantığının MD5 şifre kırıcı programlarla kırılmasının gerçekleştirilmesi imkansızın da dışındadır.

ALIŞVERİŞ SİTELERİNE DİKKAT

SORU: İnsanlar internette Kredi kartı kullanmasın mı? Ya da nasıl kullansınlar. Tavsiyeniz? Alışveriş edecekleri siteleri seçerken nelere dikkat etmeliler..

İnsanlar internette Kredi Kartı kullanmasın dersek çok büyük bir yanlış olur. Tabii ki kullanılmalı. Ancak biraz daha fazla güven ve rahatlık için "Sanal Kart" benzeri yapıları öneririm. Ek olarak aslında bu tip olayların bir çoğunda mağdur olan son kullanıcılar değil e-ticaret firmalarıdır. Çünkü bankalar sizin Kredi Kartınızın izniniz olmadan kullanılması durumunda genelde çok anlayışlı davranıyor ve bu durumda paranız %90 geri iade ediliyor.

Ancak e-ticaret sitesi sahipleri bu tip durumlarda direk maddi kayıp ve prestij kaybı ile yüzyüze geliyorlar.

Alışveriş sitesi seçerken dikkat edebileceğiniz pek bir şey yok. Çünkü bir uzman harici bir sitenin güvenliğinin test edilmeden o site için güvenlidir yada değildir denilemez. Hatta firmanın site güvenliği hariç firma içi güvenlik politikası da çok önemlidir.

Kimlerin sunuculara direk erişim hakkı var, Kaynak Kodları hangi personel gruplarına açık, Kredi Kartı Numaraları veritabanlarında tutuyorsa kimin bunlara erişim hakkı var ? Bu veriler ve hatta kullanıcıların kişisel verileri şifreli olarak mı tutuluyor gibi...

Gene de son kullanıcılar temel olarak Kredi Kartlarını saklı tutup tutmadıkları (sanırım hiç kimse Kredi Kartı numarasının bir firmada saklanmasından hoşnut olmaz), SSL kullanımına bakabilirler.

SANAL KART TERCİH EDİN

Tekrar belirtmek isterim ki son kullanıcı bu konuları kendine pek dert etmemeli, en kötü ihtimallerde bile en fazla banka ile birkaç telefon konuşması sorunu çözecek ve zararı giderecektir. Sanal Kartlar da ekstra bir rahatlık sağlayabilir.

lda 7 milyon tüketicinin kandırıldığı dünyanın en büyük "soygun" pazarı nasıl çalışıyor.

Teknolojinin gelişmesiyle bilişim her geçen gün hayatı daha fazla kolaylaştırırken, bu teknolojiyi kötüye kullanan insanlar da yeni yöntemler ‘geliştiriyor.’ Virüs yazılımlarının para getirmesini keşfeden sanal korsanlar, birbirleriyle işbirliği yaparak verdikleri zararın boyutlarını da her geçen gün arttırıyorlar.

İnternet korsanlarının ancak 700 eylemde bir yakayı ele verdiklerini ancak ‘phishing’ tarzı basit bir yöntemlerle son bir yılda 7 milyon tüketicinin kandırıldığını, gerekli önlemlerin alınmaması neticesinde kandırılmak olaylarının devam edebileceğinin de altını çizmek gerekiyor.

PHISHIND VE FISHING YÖNTEMİ

Son zamanlar da internet’ten yapılan kredi kartı korsanlığı artık yeni maskeler kullanılarak kredi kartı korsanlığında yeni türlerini ortaya çıkardı. İşte bu yeni tür ‘Phishind’ (“Password” (Şifre) ve “Fishing” (Balık avlamak)). Son zamanlar da en büyük internet suçu olarak nitelediği ‘phishing’ yönetminde, korsan kişisel, finansal bilgileri elde etmek için kullanıcılarla e-mail üzerinden iletişime geçiyor. Bu şekilde kredi kartı numaraları ATm şifreleri ve banka hesap numaraları elde ediliyor.

Ciddi kurumlardan yollanmış gibi gözüken bu e-mailler ilk bakışta hakiki imajı veriyor. Örneğin Hepsiburada MSN, Yahoo, eBay ve bir takım bankaların logolarıyla yollanan e-mailler kişisel bir dil ile yazılarak ciddi imaj güçlendiriliyor.

PHİSHİNG NASIL İŞLİYOR?

Bu e-mailler kullanıcıya kurumun websitesine giderek şifresinin süresinin dolduğu gerekçesiyle gerektiğini söylüyor. Korsan daha önce hazırladığı ve kurumsal sitenin aynısı olan bu siteye kurbanını soktuktan sonra, ondan şifreyi girmesini istiyor, sonra da kullanıcı kendi şifresini, bilgilerini yeni şifresi ve bilgilerini değiştiriyor, ya da değiştirdiğini sanıyor. Esasen eski şifre hala bankanın kendi sistemlerinde aynı şekilde durduğu için korsan bu şifre ile internette alış veriş yapabiliyor.

Bir başka kullanılan teknik ise müşterinin bilgilerini güncellemesi gerektiği gerekçesiyle tüm bilgileri tekrar girmesi gerektiğini belirten bir mesaj gönderiyor. Kullanıcı ise gelen mesaja hitaben Banka sistemine gireceğini belirten linke tıklıyor ve korsanın açmış olduğu web sitesine girip bilgileri güncelliyor.

E-MAİLLER ÇOK ÖNEMLİ

Bazı e-mailler de ise yarışmaya katılması için teklif edilen kullanıcılara ödül olarak değeri çok yüksek hediyeler, otomobiller veya para ödülü kazandıklarını ancak gerekli kişisel bilgileri vermeleri gerektiği söyleniyor. Bu gibi durumlarda bilgilerini veren kullanıcıların tüm bilgileri korsanın eline geçiyor. Bu şekilde korsanın bir çok kişinin kredi kartını ele geçirdiği ortaya çıkıyor. Korsan artık bu sistem üzerinden emeline varmış olduğu ve bir sonraki işlemlerine başlamasına yol açıyor.

Korsan istediği gibi alış veriş yapabilecektir. Peki ya Bankalar ne kadar güvenlik almıştır. Hemen hemen her ay bir banka müdürü çıkıp biz şu güvenlikleri aldık ve/veya alıyoruz diye kandırmaca bilgiler ile Kredi kartı kullanıcılarının gözlerini boyayan bu sistem ne kadar güvenilir olduğu ise tartışılacak bir konudur.

PHİSHİNG İÇİN UYARI

Pazar araştırma firması MSN, AOL ve diğer banka sitelerinin gerçeklerinden ayırt edilmesinin çok zor olduğuna dikkat çekilmesinin gerektiği, Söz konusu sahte sitelerde gezinenler linklere bastıklarında gerçek sitenin diğer bölümlerine varıyorlar; bu şekilde kullanıcılar çok kolaylıkla gerçek sitede dolaştıklarını sanıyorlar. Araştırmalarımıza göre ‘Phishing’ son bir yılda yüzde 80 artışa geçti ve tüm kullanıcıların en az yüzde 3.5’ini tehdit eder hale geldi.
İnternet korsanlarının ancak 700 eylemde bir yakayı ele verdiklerini ancak ‘phishing’ tarzı basit bir yöntemlerle son bir yılda 7 milyon tüketicinin kandırıldığını, gerekli önlemlerin alınmaması neticesinde kandırılmak olaylarının devam edebileceğinin de altını çizmek gerekiyor.

ALIŞVERİŞ SİTELERİNE DİKKAT

Ortaya çıkarılan bir başka korsanlık türü ise Korsan kendi kredi kartı firmasına internetten kredi kartı ile alışveriş yaptığını ancak malı geri iade ettiğini ve ücretin hesabına geri işlenmesini rica ediyor. Hiç satın alınmamış bir mal için para kazanan korsan, kredi şirketinin kartın aylık sayımında durumu görmemesi için daha sonra kredi kartını iptal ediyor.

Bir başka korsanlık türü ise; Korsan kendisine x bir alış veriş sitesi seçiyor. Bu x alış veriş sitesinin açıklarını tespit ettikten sonra kredi kartlarının saklandığı veritabanlarına sızarak bilgilerin kopyasını çıkarıyor. Tüm site verilerini çaldığı takdirde o x sitenin yöneticileri kullanıcılarına haber verdikleri anda ise korsan istediği hedefine varamayacağını bildiği gibi gerekli kazancı da sağlayamayacaktır. Bunları ince bir şekilde düşünen korsan kopyalarını almakla yetinecektir, kopyalarını alan korsan artık tüm bilgilerini sağladığı kredi kartı kullanıcılarının hesaplarında ki mevcut bakiyelerini sorgulaması için bazı web sitesi ve irc sohbet portallarının da kullanıldığı sistemlere girerek kredi kartı kullanıcısının mevcut bakiyesini öğreniyor. Gerekebilecek tüm bilgileri alan korsan kredi kartı kullanıcılarının hesaplarından alış veriş yapmaya başlıyor.

ŞÜPHELİ E-POSTA UZANTILARI

Orta ve büyük ölçekli şirketler mutlaka bir web tarama sistemi kurmalı.
Kullanıcılar, yazılım kurulmasını isteyen web sayfalarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyarılıyor.

İnternetten indirilen her şeyin bir antivirüs ve casus program tespit yazılımıyla taranması önemli.
Şüpheli e-postalara karşı ihtiyatlı olun. Bu e-postalardaki ekleri açmayın, linkleri tıklamayın.
Windows işletim sistemi kullanıyorsanız, otomatik güncelleştirme özelliğini etkinleştirin.
Gerçek zamanlı bir antivirüs programı edinin. Sürekli olarak güncelleyin ve çalışır tutun.
Dikkat edilecek bir diğer nokta da orijinal antivirüs yazılımlarının kırılmış

kaynak: haberturk

Sign up for PayPal and start accepting credit card payments instantly.