Dünyanın En tehlikeli Hacker Grubu... --------------------------------------------------------------------------------
Dünyanın en tehlikeli hacker grubu olan DHG�nin bir üyesi yapabildiklerini açıkladı:
Sanal alemin yer altı dünyasında yaşanan uluslararası hakimiyet savaşlarıyla kaosa süreklenen internet�te, hack sitelerinden eğitim alanlar banka, gsm ve limited şirketleri hedef alıyor. Dünyanın en tehlikeli Hacker grubu olan DHG (Danger Hacker Groups) üyesi S.G., web sitelerinin yanısıra, internet ve bluetotuh (telsiz bağlantı) Bankaları, GSM operatörlerine ve ABS fren sistemlerine hakim olduklarını söyledi.
Silahlı soygunların ve hesaplaşmaların yerinde şimdilerde kan yok, silah yok ve kavga yok. Ancak tehlike tahmin edilenden daha büyük. Bir kaç dakikada uluslararası iletişim araçları düşürülüyor, milyonlarca dolar çalınabiliyor ya da kişisel gizlilik derecesi olan bilgilere el konulabiliyor. İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte Hacker (şifre kırıcıları)�lar sanal ortamda tasarladığı ordularla uluslararası arenalarda savaşıyorlar. Bu savaşta bir çok ülkenin resmi sitesi ya da özel şirketlerin web siteleri sebep aranmaksızın hedef olabiliyor. Ancak şifre kırıcıları kendi web sitelerinde daha çok üye (savaşçı) toplamak için verdikleri hacker�lık eğitimini alan kişiler iyi bir şifre kırıcı olduklarını anladıkları zaman meziyetlerini kolay yoldan para kazanmakta kullanıyorlar.
�BANKALARI, GSM OPERATÖRLERİNİ KONTROL EDEBİLİYORLAR�
Dünyanın en tehlikeli hacker grubu olan �International Danger Hacker Groups� da binlerce şifre kırıcı gruplarından yalnızca bir tanesi. Onları diğer şifre kırıcılardan ayıran ise adından da anlaşılacağı gibi uluslarası tehlikeli hackerlerin bir araya gelerek eylemlerini yürütmesi. Grubun 150 üyesi var. Türkiye�den ise yalnızca sekiz kişi yer alıyor. Tabi bu sekiz kişinin dört tanesi yurt dışında faaliyetlerini yürütüyor.Grubun en tehlikeli hacker i olarak Kanada da yasayan Unknown nickli bir Turk.Kanada da ve USA da bircok gazete ve pc dergisinde konusu gecmis.Onun en iyi tarafi bugune kadar hicbir sekilde adinin kotu bir olaya karismamasi.Adi Kanada nin en buyuk bankalarindan birini dolandiran bir sebekeyi bularak ortaya cikmistir.Unknown bir dergide DHG ile iliskisini bilgisayara ilk merak sardigi yillara dayandiriyor.Kesinlikle hackerligin kotu amacla kullanilmasina karsi ciktigida bu dergi ye anlattiklari arasinda.Bugun 30 yasinda oldugunu soyleyen Unknown bugune kadar C.I.A dahil bircok gizli teskilattan is teklifi aldigini bu dergiye ispat ediyor. Bunlardan biride 24 yaşındaki Diyarbakır�lı S.G. internetteki nicki ise �c@rlosdennis�. Bankadan binlerce dolar hesabına aktardı, cep telefonlarını dinledi, araçların elektronik fren sistemlerini kilitledi ve binlerce web sitesi çökertti. Ajan olduğu gerekçesiyle defalarca gözaltına alındı, bir takım kişiler tarafından bilişim suç teklifleri geldi. Ancak şimdilerde ise Diyarbakır�da cep telefonu tamiri yapıyor. Onun telefon tamirciliği yapmasındaki neden ise diğer şifre kırıcılar kadar şanslı olamayışı. Çünkü 1997 ve 2001 yılında girdiği iki ayrı bankanın hesabından kendi hesabına parayı aktardıktan sonra hepsini bir defada çekmeye çalışınca güvenlik güçlerince yakalanmış. İstanbul�a yerleşen S.G. notebook bilgisayarıyla özel bir bankanın Bankamatik (ATM)�sinden C++ (Cplus) ve (delphi-5) programlarını kullanarak, yazdığı yazılımı bluetouth yoluyla maximum nakit para çekim sınırının üç katı para çekmeyi başarmış. Kod adıyla c@rlosdennis, daha sonra ABS fren sistemlerini kontrol etmek için yazılım programları yapmış. Ancak programı test etmek için hareket halindeki bir aracın fren sistemini kilitlemesi gerekiyormuş. Kendı deyimiyle uygun �av� arayan S.G. 1999 yılında İzmir�in Bornova yolunda gözüne kestirdiği 34 JVC ... plakalı BMW marka bir aracın fren sistemine 1 kilometre mesafeden girerek aracın fren sistemini kilitlemiş. Fren sistemini kontrol edemeyen şoför ise karşı yönden gelen büyükbaş hayvan taşıyan bir kamyonla çarpışmış. Maddi hasara neden olan kazanın hemen ardından olay yerinden uzaklaşan S.G�nın evine bir hafta sonra polis baskın düzenleyerek yakalamayı başarmış. Baskında notebook bilgisayarın hard diskini kullanılamaz hale getirip, kendi kurduğu program Cd�lerini de gaz ocağında yakmış. S.G�yı gözaltına alan polisler ise delil kabul edebileceklerini düşündüklerini bozuk notebook ve yanmış CD�lere el koymuş. Ancak hakim karşısına çıkan S.G. delil yetersizliğinden sadece göz hapsine alınmış.
�ATM VE BANKA HESAPLARINA GİREBİLİYORLAR �
Ancak göz hapsindeyken isminin açıklanmasını istemediği birinin özel bir bankanın yurt dışındaki şubesinin hesaplarına girmesi için teklif getirdiğini ve karşılığında paranın yüzde 30�unu kendisine vereceğini söylemesi üzerine teklifi kabul etmiş. Ancak sadece hesapta hakkı olduğuna inandığı 190 bin doları kendi hesabına aktardıktan sonra kayıplara karışan c@rlosdennis, aktardığı paranın hepsini bir anda çekmeye kalkınca yakayı ele vermiş. İzmir�de hakim karşısına çıkarılan nam-ı değer �c@rlosdennis�e delil yetersizliği ve yasalarda bilişimde suç�un olmayışı nedeniyle sadece aktarılan paranın tekrar bankaya iadesine ve 30 gün süreyle göz hapsi cezasına çarptırılmış. Üstelik mahkeme kaytılarında hesaplarda yaşanan bir karışıklığın neden olduğu yansımış.
c@rlosdennis�in yaptıkları bununla da bitmiyor. Göz hapsinin bitmesiyle İstanbul�da faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasınında maliyeye olan vergi borcunun üçte birini yine bilişim teknolojisiyle kapatmış. Ancak daha sonra Ege Üniversitesi öğretim görevlisi bir bayanın kocasının cep telefonunu dinlemesi için getirdiği teklif onun hacker�lık ta ki sonu olmuş. Telefonu dinleyen c@rlosdennis detayları bayana ilettikten sonra kocasının ısrarı üzerine dinleyen kişinin kim olduğunu öğrenen eş�i; S.G�yı mahkemeye verince her şey su yüzüne çıkmış. Yine İzmir adliyesinde hakim karşısına çıkan S.G. 6 ay ağır hepis cezasına çarptırılmış. Cezanın üçte ikisini yatmasına karar verilen S.G., 2001 yılında 45 gün cezaevinde yattıktan sonra tahliye olmuş. Şu anda yurt dışına çıkma yasağı var ve göz hapsi sürüyor.
S.G ya da kod adıyla c@rlosdennis �Bir iş yapacağım zaman Rox adlı bir ilaç kullanıyordum. Reflekslerimi düzenliyordu, çünkü zaman bizim için çok önemli, ellerinizin titremesiyle klavyenizdeki yalnış bir tuşa basmanız bile güvenlik sistemlerini harekete geçirebilir. Kalvyeniz sizin silahınızdır, onunla hem savunabilir hemde saldırabilirsiniz� diyor. Türkiyede dahil olmak üzre dünyada bilişim sektörüne hemen hemen tüm insanların merak salmasının yakın gelecekte güvenliği olmayan bir dünya oluşturacağını söylüyor. GSM operatorlerinin web sitelerine girilebileceğinin ve abonelerin kişisel bilgilerine girmenin doğru yazılım programıyla yapılabiceği belirtliyor. Banka hesaplarının network güvenlik sistemlerinin 256 kilobit� e çıkarılmış olmasının bile hacker�leri durduramayacağını söyleyen S.G., internet kullanımında vatandaşların daha dikkatli davranmasını söylüyor.
�KÜRESEL ÖZGÜRLÜKTEN KÜRSEL TEHDİTE DOĞRU �
Sanal alemin yeraltı dünyasındaki soygun ve savaşların devam etmesi halinde hacker sayısıda çoğalacak ve iletişimde interneti tercih eden insanların güvenliği de ortadan kalkmış olacak. 21.yüzyıl teknolojilerine ayak uydurmaya başlarken internetle beraber sahip olunan �küresel özgürlük�, virüsler ve benzeri uygulamalar aracılığıyla yaşanan sanal korsanlık faaliyetleriyle güvenliği tehdit edilmekte. Dolayısıyla bu �küresel özgürlük�, bir anlamda �küresel tehdit� olarak insanların karşısına çıkacaktır. Sanal korsanların telefon ve bilgisayar teknolojisini en iyi şekilde bildikleri, istedikleri telefon numarasını arızalı gösterebildikleri, yanlış adreslere binlerce dolarlık fatura gönderdikleri, sık aranan acil telefon numaralarını şaka olsun diye istedikleri bir telefon numarasına yönlendirdikleri biliniyor.
Sanal korsanlardan korunmak için bilinmeyen e-postaların açılmaması, chatte tanıştıkları kişilere özel MSN adreslerinin verilmemesi ve MSN adresinden dosya kabul edilmemesi alınacak öncelikli tedbirler arasındayer alıyor. Ayrıca birden fazla ayrı virüs programınında bilgisayara dahil edilmesi güvenlik seviyesini internet kullanıcıları için daha güvenli kılıyor.
YENİ TCK İLE HACKER�LERE DA CEZA GELDİ
Türk Ceza Kanunu�daki düzenlemelere göre bilişim suçu işleyenlere de para ve hapis cezaları geliyor. 1 Haziran tarihinde yürürlüğe giren Yeni Türk Ceza Kanunu (YTCK)�na göre 1 yıldan 4 yıla kadar ağır hapis cezasına çarptırılacak. Türk Ceza Kanunu onuncu bölüm 243. madde�sine göre �Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir� şeklinde. Aynı bölümde yer alan 244. madde�de ise �Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır� şeklinde TCK�daki yerini alıyor.
İnternet izleme şirketi Netcraft'ın araştırması, ekim ayında internet sitelerinin sayısının 100 milyonun üzerine çıkarak tarihi bir dönüm noktası oluşturduğunu açıkladı. 1995'te gerçekleştirdiği ilk araştırmada bu sayıyı 18 bin olarak tespit eden Netcraft'a göre, aktif site sayısı ise 47 milyon ila 48 milyon.
İnternette blog yazanların ve küçük işletmelerin sürüklediği bu büyüme, site oluşturmanın basitleşmesi ile hız kazanıyor. İnternet sitesi kurarak para kazanma yolu yaratmanın kolaylaşması da bu hızı katlıyor.
Büyümenin önemli bölümünün son iki yıl içinde gerçekleştiği belirtiliyor. Netcraft araştırmasına göre, internet sitesi sayısının 18 binden 50 milyona çıkması için 1995'ten 2004'e kadar beklemek gerekirken, ikinci 50 milyonluk artış için 30 ay yetti.
Bu büyümede en büyük paya sahip ülkeler, ABD, Almanya, Çin, Güney Kore ve Japonya olarak sıralanıyor.
Atina'da 30 Ekim'de başlayan İnternet Yönetim Forumu'na (İYF), internetin sahibinin kim olacağı tartışması damgasını vurdu.
BM sponsorluğunda düzenlenen dört günlük etkinlik belirli kararlar almak yerine hissedarlara İnternet'in geleceğine ilişkin bazı konularda uzlaşmaya varabilecekleri bir mekan sağlamayı amaçlıyordu. Ancak tartışmalar, sanal aleme bakışın Irak'a müdahale tartışmalarında ortaya çıkandan farklı olmadığını ortaya koydu.
Tartışmanın ekseni, ABD'de iktidarda olan Bush yönetiminin ABD'ye yönelik düşmanca tavırlar içinde olduğundan şüphelendiği veya teröristlere destek verdiğini savunduğu ülkelerle bağlantılı alan adlarını silme olanağının bulunmasına oturuyor.
Çarşamba günkü oturumlarda ABD yönetiminin teorik olarak böyle bir yetkiye sahip olmasından duyulan rahatsızlık dile getirilirken, ABD yönetiminin bu yetkiyi hiç kullanmamış olması karşı tez olarak ortaya koyuldu. ABD'nin Küba'ya uyguladıığ ticari ambargo sırasında ve beş yıl önce Afganistan'ı işgali sırasında dahi bu yetkiyi kullanmamış olması, karşı tezi destekleyen örnekler olarak ortaya koyuldu.
ABD'nin internetin kurulma sürecinden kaynaklanan bu yetkisi, Özellikle gelişmekte olan ülkeler için rahatsız edici bir durum oluşturuyor ve Türkiye'nin iki komşusunu çok daha yakından ilgilendiriyor. Uzmanlar, bu tartışmanın ağırlıkla Suriye ve İran ile ilgili olduğunu belirtiyor.
İYF'nin başlatılması, Tunus'ta düzenlenen Kasım 2005 Dünya Bilgi Toplumu Zirvesinde (WSIS) varılan en önemli sonuçlardan biriydi.
Associated press’in bildirdiği üzere, İran’da Internet kullanımını kısıtlamak için bazı sansür önlemleri benimsendi.
Salı günü, popüler video paylaşım sitesi YouTube.com engellendi ve siteye girmeye çalışan kullanıcılar “İran İslami Cumhuriyeti yasaları uyarınca, bu siteye erişim yetkisi yok” şeklinde bir mesajla karşılaştı. Pornografik web siteleri için de benzer bir mesaj görünüyor.
Çelişkili bir biçimde, Google video halen çalışıyor.
You Tube’in ne zamandır İran hükümetinin kara listesinde bulunduğunu hemen hemen söyleyemeyiz ancak muhabirlere göre son 5 gündür engelli: “sansürcülük artık istisnadan ziyade bir kural” diye yorumladılar.
İran hükümetinin siteyi engelleme kararının nedeni resmi olarak açıklanmadı, fakat bir grup gazeteciye göre engel, son zamanlarda ünlü bir İran dizi yıldızının eski erkek arkadaşıyla uygunsuz hareketlerde bulunduğu bir online videoya yanıt olarak ortaya çıktı.
Diğer tafartan, medya hakları için mücadele eden bir grup eylemciye göre, bu karar aralarında rejim karşıtı İranlıların gönderdiği videolar bulunan İran karşıt grupların YouTube.com’a bir dizi video göndermelerinden dolayı verildi. Sitede ayrıca dini liderliğin hoş bakmadığı İran pop müzikleri de var.
Bölgede çalışan birkaç gazetecinin görüşüne göre, sanki İran dışarıdan gelen haberleri ve kültürel eğilimleri engellemek için dijital bir sınır oluşturmaya çalışıyor. Belirli bir biçimde İran hükümeti ülkeyi batılı müzik, film, resim...vs gibi etkenlerden korumak için bir çeşit kampanya yürütüyor.
Sadece internet sansürlenmedi, çoğu gazeteler ve dergiler de kapatıldı. Sadece birkaçı halen devam ediyor ve hükümet karşısında herhangi bir eleştiri sonuçların korkusuyla kendi kendilerini sansürlüyor.
İran'da yaklaşık 7.5 milyon internet kullanıcısı var, İsrail'den sonra Orta Doğudaki en yüksek sayıdaki internet kullanıcısı. Ülkede ayrıca bazıları İran'ın bastırılmış, reformcu basınının yerine geçer nitelikte 100.000 den fazla web blogger var.
Salı günü Websense, görünüşe göre bir solucanın Skpye’ı hedef aldığını bildirdi. Solucan ilk olarak Asya-pasifikteki bilgisayarları etkiledi, ve özellikle Kore’de halen araştırma konusu çünkü tüm güvenlik uzmanları kökeni ve tabiatı hakkında hemfikir değil.
Websense raporu, solucanın Skype’ın chat özelliği ile yayıldığını söylüyor. Belirli bir biçimde, kullanıcılar kendilerinin “sp.exe” isimli bir dosyayı indirmelerini isteyen bir mesaj alıyorlar. Yürütülebilir dosya, şifreleri çalabilen bir Truva atı. Bir kullanıcı Truva atını çalıştırdığında kendisini yaymak için başka bir kod takımını başlatıyor.
Websense blogunda konunu halen araştırma altında olduğu ancak solucanın birkaç özelliğinin bildirildiği belirtiliyor:
“*dosya paketlenmiş durumda ve hata ayıklama karşıt yordamı var (NTKrnl Secure Suite packer)
*dosya, ilave bir kod için uzak sunucuya bağlanıyor
*orijinal siteye kara delik açılıyor ve artık kodu vermiyor
*kurbanların sayısı halen belirlenememiş durumda
*orijinal bulaşmanı APAC bölgesinde olduğu görülüyor (özellikle Kore)”
websense’e göre yürütülebilir dosya NTKrnl Secure Suite Packer ile şifrelenmiş gibi görünüyor, farklı algılama motorlarına dosyayı tek bir şekilde gösteren çok biçimli bir şifreleme programı. Websense, kodu barındıran orijinal site onu sunmaya devam etmiyor diye belirtti. Bu solucan üzerindeki çalışma halen ilerleme aşamasında ve güvenlik dünyası bunun nasıl belirleneceği konusunda bölünmüş durumda.
Örneğin, F-Secure araştırma şefi Mikko Hypponen’e göre, solucan Skype’ı hedef almıyor. Bu cümle F-Secure tarafından solucanın örneği üzerine yapılan bir çalışmanın temelinde yayınlandı.
Hypponen, “Açık olan şey, şu anda Skype’da yüklü bir solucan patlaması yok. Durumu takip ediyoruz.” dedi.
Diğer taraftan, SANS internet Storm Center, “Skype ile yayılan yeni bir solucan”dan haberdar olduklarını ve daha fazla bilgi aradıklarını belirti.
Solucan hakkında daha fazla detay, testler ve çalışmalar yerine getirilir getirilmez yayınlanacak
